Prof. Dr. İnci Yıldız’ın ilham veren vizyonu KAÇUV’da umudu büyütmeye devam ediyor

Prof. Dr. İnci Yıldız’ın ilham veren vizyonu KAÇUV’da umudu büyütmeye devam ediyor

Vakıfbank 970x250

Bilim, sağlık ve sivil toplum alanında fark yaratan kadınların çalışmaları, yaşamın pek çok alanında kalıcı etkiler bırakıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, bu katkıların değeri daha net bir şekilde görünüyor. Çeyrek asrı geride bırakan Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’nın (KAÇUV) kurucuları arasında yer alan Prof. Dr. İnci Yıldız’ın çocukluk çağı kanserleri alanındaki akademik çalışmaları, 25 yıldır çocukların ve ailelerin tedavi yolculuğuna eşlik eden sosyal destek modellerinin gelişiminde büyük bir rol oynuyor. KAÇUV bu doğrultuda; konaklama desteği, psikolojik destek ve psiko-sosyal hizmetleri kapsayan bütüncül yaklaşımıyla, çocukluk çağı kanserleri alanında umut veren bütüncül bir destek modeli sunuyor.

2000 yılında, çocuk hematoloji ve onkoloji alanında çalışan hekimler ile tedavi sürecindeki çocukların ailelerinin bir araya gelmesiyle kurulan Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), çeyrek asırdır çocukluk çağı kanseri tanısı alan çocukların ve ailelerinin yaşamına dokunuyor. KAÇUV’un kurucularından, Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İnci Yıldız’ın çocukluk çağı kanserleri alanındaki akademik birikimi ve klinik deneyimi, insani duyarlılığı ve kararlılığıyla şekillenen bu yolculuk, vakfın temel yaklaşımını da büyük ölçüde etkiliyor. Tedavi sürecinde çocukların psikolojik dayanıklılığı, ailelerin duygusal yükü ve yaşam koşullarının iyileşme sürecine etkisi, KAÇUV’un geliştirdiği destek modellerinin merkezinde yer alıyor.

Prof. Dr. İnci Yıldız: Özellikle kadın gönüllülerimizin şefkati, sabrı ve sürekliliği, çocukların iyilik hâlinde güçlü bir etki yaratıyor

KAÇUV’un 25 yıllık yolculuğunda gönüllülerin katkısının belirleyici bir rol üstlendiğini vurgulayan Prof. Dr. İnci Yıldız, şunları söyledi: “Farklı uzmanlık alanlarına sahip gönüllülerimizin önemli bir bölümünü kadınlar oluşturuyor. Hastane etkinliklerinden aile destek çalışmalarına, farkındalık projelerinden atölyelere kadar geniş bir alanda yer alan gönüllülerimiz; çocuklarla kurdukları bağ ve ailelere sundukları moral desteğiyle umudu somutlaştırıyor. Özellikle kadın gönüllülerimizin şefkati, sabrı ve sürekliliği, çocukların iyilik hâlinde güçlü bir etki yaratıyor. Bu görünmez emeğin yıllar içinde nasıl güçlü bir etki oluşturduğuna defalarca tanıklık ettik. 25 yıl boyunca umudun gerçekten bulaşıcı olduğunu; bir çocuğun gülüşünde, bir gönüllünün emeğinde umudun çoğaldığını gördük. Bugün çocukluk çağı kanserlerinde iyileşme oranlarının artması elbette çok kıymetli. Ancak moralin, güven duygusunun ve sosyal desteğin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu unutmamak gerekiyor. KAÇUV olarak, çeyrek asırdır her gün, hiçbir çocuğun ve hiçbir ailenin bu yolu yalnız yürümemesi gerektiğine inancıyla uyanıyoruz. Bu kapsamda, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde; emeği, dayanıklılığı ve iyileştirici gücüyle annelerin, kadın gönüllülerimizin ve tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.”

“Bir çocuğun güvende hissetmesi ve hastanede tedavi sürecinde kendini mutlu hissetmesi tedavi sürecini etkiliyor”

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 400 bin, Türkiye’de ise yaklaşık 4 bin çocuğa kanser tanısı konuyor. Çocukluk çağı kanserleri tüm kanserlerin küçük bir bölümünü oluştursa da hastalığın seyrinde erken tanı, doğru tedavi ve güçlü bir destek sistemi büyük önem taşıyor. Çocukluk çağı kanserlerinde; erken tanı, doğru tedavi, hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve immünoterapiler sayesinde birçok kanser türünde iyileşme oranları yüzde 80’in üzerine çıkabiliyor. Meslek hayatını pediatrik hematoloji ve onkoloji alanına adayan KAÇUV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İnci Yıldız, çocukluk çağı kanserlerinin tedavi süreçlerinin sadece medikal açıdan değil, bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini savunuyor. Prof. Dr. Yıldız’ın akademik kariyeri boyunca yürüttüğü uluslararası çalışmalar, aldığı ödüller ve yüzlerce bilimsel yayın; KAÇUV’un sahada uyguladığı sürdürülebilir destek modellerinin de temelini oluşturuyor. Tedavi sürecinde çocuğun psikolojik dayanıklılığının ve ailenin desteğinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yıldız, “Çocukluk çağı kanserlerinde yaşanan tıbbi gelişmeler son derece umut verici. Bu tabloyu ‘ilaç mucizesi’ olarak tanımlayabiliriz. Ancak bir çocuğun kendini güvende hissetmesi, oyun oynayabilmesi ve ailesinin ayakta kalabilmesi tedavi sürecini doğrudan etkiliyor” dedi.

İyileşme süreci çok boyutlu olarak ele alınıyor

Ailenin, çocukluk çağı kanserlerinde tedavi sürecinin en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, “Özellikle anneler, çocuğun duygusal dengesinin korunmasında ve tedaviye uyumunda kritik bir rol üstleniyor. Bir çocuğun hastalıkla kurduğu ilişki, çoğu zaman ailesinin duygusal durumuyla paralel ilerliyor. Özellikle anne ne kadar güçlü, ne kadar desteklenmiş hissederse; çocuk da o kadar güvende ve dirençli oluyor. Bu nedenle hem çocuğu hem de aileyi tedavinin merkezine koyuyoruz. Psiko-sosyal destek, bu sürecin lüksü değil, gerekliliğidir. Bu kapsamda ‘Aile Evleri’miz ve ‘Umut Merkezi’mizle disiplinlerarası bir destek sunuyoruz. Tedavi aylar bazen yıllar sürebiliyor. Bu durum, özellikle şehir dışından gelen aileler için barınma sorununu da beraberinde getiriyor. KAÇUV’un en önemli projeleri arasında yer alan Aile Evleri, çocuklara ve ebeveynlere güvenli, hijyenik ve destekleyici bir yaşam alanı sunuyor. KAÇUV Umut Merkezi’nde ise kanser tanısı almış çocuklara, ailelerine ve sağlık çalışanlarına destek oluyoruz. Sosyal hizmet danışmanlığından, psiko-sosyal destek, sanat ve STEM atölyelerine uzanan kapsamlı yapı sunarak; iyileşme sürecini çok boyutlu olarak ele alıyoruz. Yaşanan dönüşümü daha somut bir şekilde anlatmak amacıyla hazırladığımız ‘Umutlu Hikâyeler’ video serimizde; burs desteğiyle eğitimine devam eden gençlerin, Umut Merkezi’nden aldığı destekle güçlenen annelerin, Aile Evleri’nde nefes alan babaların hikayelerini paylaşıyoruz. Tüm bu hikayeler, tedavi sürecinde dayanışma, güven ve umut duygusunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

  Hibya Haber Ajansı